Ağacın Gölgesinde Bir Tahterevalli

Uzun zamandır sesim soluğum çıkmıyordu, buraları da bir hayli boşladım. Farkındayım…

İç sesimin kavgası mı desem yoksa hayatımın içinde bulunduğu belirsizlik mi buna sebep, bilemiyorum. Bu işe bir el atmam lazımdı, yine oturdum içimi döküyorum.

Bunca zaman beni susturan aklımdaki kara bulutlardı, kendi başımdan atayım derken bir ucu seni yaksın istemedim. Neydi bu kadar dert ettiğin dersen; bir ağacın ana gövdesini çıktım, en kalın dalları aştım, şimdi o hayat ağacında 22 yaşındayım ve önümde gövdesi kadar sağlam olmayan onlarca dal var. Güzel çiçeklerin açacağına emin olduğum onlarca dal. Benim sorunum da işte tam olarak bu. Her sene hangi tarihte ne yapacağım belliyken, ben hayatımı yönlendirmek için onlarca yolun karşısında kalakaldım. *Mezun oldum

Bundan yaklaşık bir 10 sene önce oturduğumuz evin parkında bir tahterevalli vardı. Vidaları biraz gevşediğinden sadece aşağı yukarı değil, sağa sola da hareket ederdi. En yakın arkadaşımla “Uzay yolu” derdik biz ona, sıkıldıkça da binerdik. Verdiği tuhaf bir hissiyat, bir özgürlük vardı o dengesizliğinde. Öyle tek başına binmediğinden, hareket ettirirken kahkahaların da yalnız kalmazdı.

Şuan hayatımda hissettiğim tam da bu dengesizlik hali; kararların, isteklerin sana aitken tahterevallide bir başına kalmışlığın karamsarlığı. Kahkahaların yalnız, önünde sonu belli olmayan yollarla birlikte…

Ve işte buradayım.

İpin ucunu bıraktığım anlarda kendime ışık tutmam lazımdı, sanırım doğru yoldayım.

O ağacın gövdesine bakarken, ya da mutlu olmak için o tahterevalliye koşarken nasıl eminsem yine o kadar eminim kendimden. İnsan olgunlaştıkça mı daha yalnız hissediyor, yoksa benim hayatıma özgü bir şey mi bu durum bilmiyorum. Kendi kendime yeteceğimi biliyorum. Geçmişe, -bilen bilir eski halimi- geçmişteki deli kıza duyduğum özlem bir kenara, sanırım her şeyi harmanlayarak geliyorum. Beni ben yapan şeylerle, geçmişimde bugünüm için bana dokunan her dostluğumla çiçeklere ulaşmak istiyorum.

O tahterevallinin vidaları sıkılacak ve yolu belli olacak,

O ağaç büyüyecek ve dallarının her biri güven verecek kadar kalınlaşacak.

İşte kara bulutlar böyle dağıtılır ve sanırım hayat dediğin şey böyle yaşanır. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Yazılar

Bambaşka Hayatlara Aralanan Kapılar

Bunca zamandır yazı yazmadım, derdim neydi acaba diye sebep ararken kendimi bu başlıkta buluverdim. Sessizliğimin sebebi kesinlikle kitaplardı. Bende oturdum,…

Kadın

Adına şarkılar yazılmış, yaşantısı dizilere, filmlere konu olmuş nice kadın. Var oluşu kimine göre bir nimet sayılırken, kiminin gözünde de…

O an

Uzun zamandır yazılarımı paylaşmıyorum ve kesinlikle böyle bir yazı yazmayı “planlamamıştım”. Aklımda daha çok motive edici, hayatı organize ederek yaşamak…

Salyangozlar da Skolyoz Mu?

Mükemmel bir başlıkla sizi 10 yıl öncesine götürüyorum. Hazır mısınız? Bir bayram günü, bütün aile toplanmışken uykunun tatlı kollarından ayrılamayan…